43,7339$% 0.19
51,9339€% -0.02
59,7357£% 0.19
7.075,01%2,56
11.958,00%2,72
47.685,00%2,72
5.033,68%2,41
14.180,69%0,00
02:00
İSTANBUL (AA) – Yeşilçam’ın usta oyuncusu Hülya Koçyiğit, sanat kariyeri boyunca Türk sinemasının değişim ve gelişimine tanıklık ettiğini, özellikle günümüzde Türk yapımlarının dünyaya açılmasının sinemayı daha da ileri taşıdığını söyledi.
Türkan Şoray, Filiz Akın ve Fatma Girik ile birlikte Yeşilçam’ın **“dört yapraklı yonca”**sından biri olarak anılan sanatçı, 60 yılı aşkın sanat serüvenini ve Türk sinema ile dizi sektörünü AA muhabirine değerlendirdi.
Koçyiğit, sinemaya başladığı yılların Türkiye’de sinemanın yeni yeni gelişmeye başladığı döneme denk geldiğini belirterek, yapılan işlerde amatörlüğün, doğallığın ve toplumun kendisini yansıtan gerçekliğin ön planda olduğunu, herkesin işini büyük bir aşkla yaptığını vurguladı.
Türk sinemasının bugün ulaştığı seviyenin geçmişte hayal dahi edilemeyeceğini dile getiren Koçyiğit, şu ifadeleri kullandı:

“Günümüzde sinemamızın vardığı yer, gerçekten 60 yıl önce hayal edebileceğimiz bir yer değildi. Son derece amatör, büyük bir hevesle bir şeyi başarmanın ya da işi kotarmanın heyecanını yaşayan insanlardık ve Türk halkını sinemayla tanıştırıyorduk.”
![]()
Koçyiğit, geçmişte Türk halkının değerlerini ve kültürünü yaşatmak amacıyla filmler üretildiğini, bugün ise sinemanın ileri teknolojiyle birlikte dünyaya açıldığını ifade ederek, genç sinemacıların uluslararası festivallerde elde ettiği başarılardan gurur duyduğunu söyledi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından belirlenen “En İyi 100 Türk Filmi” listesinde yer alan eserlerden 10’unda rol aldığını hatırlatan Koçyiğit, Türk sinemasının gelişim sürecinin bir parçası olmaktan büyük mutluluk duyduğunu dile getirdi.
Zaman içerisinde pek çok rol arkadaşını kaybettiğini ifade eden sanatçı, geriye kalan en büyük mirasın bu filmler olduğunu söyledi.
Türk sinemasındaki değişimin toplumdaki dönüşümle paralel ilerlediğini belirten Koçyiğit, şu değerlendirmede bulundu:
“Bir toplum kendi dilini kaybeder, kültürünü yaşamayı sürdüremezse bu tabiata aykırı olur. Bizim yaşadığımız toplumun bir ruhu, sesi, ritmi var. Bunu kaybetmeden hayatımıza devam etmemiz lazım.”
Günümüzde popüler yapımların ticari kaygılarla öne çıktığını belirten Koçyiğit, kavga, mafya ve ihtiras temalarının sıkça işlendiğini, bunun da toplumsal değerler üzerinde olumsuz etki oluşturduğunu söyledi.
“Suça sürüklenen çocuklar” kavramının bu yapımlarla normalleştirildiğine dikkati çeken Koçyiğit, caydırıcı önlemlerin ve doğru rol modellerin önemine vurgu yaptı.
Koçyiğit, sinema ve dizilerin dünya genelinde 180’den fazla ülkede izlenmesiyle Türk toplumuna dair bir imaj oluştuğunu, bu nedenle içeriklerin sadece popülerlik ve kazanç amacıyla üretilmemesi gerektiğini ifade etti.
Gazze’de yaşanan insani dram nedeniyle sanattan bahsetmekten utandığı günler yaşadığını belirten Koçyiğit, yaşananların insanlık suçu olduğunu dile getirdi.

Anadolu Ajansının Gazze’de yaşananları dünyaya aktarmadaki rolüne de değinen Koçyiğit, AA’nın bu misyonuyla gurur duyduğunu söyledi.
Eşitsizlik, hukuksuzluk ve ayrımcılık alanında faaliyet gösteren Ayrımcılık Hattına da değinen Koçyiğit, bu çalışmaları çok kıymetli ve umut verici bulduğunu sözlerine ekledi.
Solunum yolu enfeksiyonlarına karşı güçlü bağışıklık için bağırsak sağlığı kritik