44,9316$% 0
52,7437€% 0.25
60,8355£% 0.22
6.828,17%-0,24
11.146,00%-0,22
44.432,00%-0,22
4.712,96%-0,54
14.335,49%-0,28
02:00
İskenderunlu şef Şemse Gökalp, 6 Şubat depremlerinin ardından enkazdan ve depremzedelerden derlediği tarifleri bir araya getirerek Hatay mutfağını “Kırık Tabaklar” adlı çalışmayla yaşatıyor.
“Türkiye e-Ticaret Haftası” etkinliğinde konuşan Gökalp, uzun yıllar aşçılık ve eğitmenlik yaptığını, deprem sürecinde afet bölgesinde aktif olarak görev aldığını anlattı. Gökalp, Hatay mutfağını unutulmaya yüz tutmuş tariflerle yeniden canlandırmayı hedeflediğini söyledi.
Gökalp, deprem bölgesindeki deneyimlerinin tarifleri toplama sürecini hızlandırdığını belirtti:
“Depremde mesleğimle sahadaydım. Birçok depremzede ile tanıştım, sohbet ettim. Mutfağa dair konuşmalar sayesinde bilmediğim pek çok tarif öğrendim.”
Depremin ardından birçok usta şefin hayatını kaybetmesi nedeniyle kültürel hafızanın tehlikeye girdiğini söyleyen Gökalp:
“Hatay mutfağının hak ettiği yerde olmadığını düşünüyorum. Depremle birlikte birçok ustamızı kaybettik. Tariflerin enkaz altında kalma ihtimali doğdu. Amacım, bu tarifleri gençlere aktarmak ve hafızayı diri tutmak.”
Gökalp, kitabın “Kırık Tabaklar” ismini taşımasının sebebini şu sözlerle anlattı:
“Depremden sonra evime girdiğimde ilk gördüğüm şey kırılmış tabaklardı. O gün o mutfakta tabakların altında kaldık. Sonra birçok sofrada kırık tabaklarda yemek yedik. Amacımız acıları hatırlatmak değil, kaybettiklerimizi anmak.”
Gökalp, tariflerin bir toplumsal dayanışmanın ürünü olduğunu ekledi:
“Bu kitap sadece benim değil; teyzelere, ustalara, öğrencilerime, depremi birlikte yaşadığımız herkese ait.”
Komorebi Yayınları Genel Yayın Yönetmeni Öznur İzgi, kitabın yalnızca tariflerden ibaret olmadığını vurguladı:
“Bu çalışma tarif kitabı değil; her yemeğin öncesinde bir hikâye var. Her tarifi bir ailenin penceresinden okuyucuya sunuyoruz.”
İzgi, deprem bölgesinde kayıt altına alınan yaşanmışlıkların hafızayı diri tutmak açısından çok kıymetli olduğunu belirtti:
“Bir yemek, bir aileyi bir arada tutan bir unsurdur. Bu kitap da tam olarak bunu anlatıyor.”
İzgi, kitabın en çarpıcı hikâyelerinden birini şöyle aktardı:
“Enkazdan çıkarılan bir teyze sürekli ‘seyis lahmacunu’ diye sayıklıyormuş. Önce kimse ne olduğunu anlayamamış. Meğer eşinin yaptığı unutulmuş eski bir tarifmiş. O sözlerle eşinin iş yerinde olduğunu anlatmaya çalışmış. Ne yazık ki eşi sağ kurtarılamadı. Sonra teyze ziyaret edilerek tarif yeniden yapıldı. Bu çok özel bir dayanışma örneği.”
İzgi, projenin belgesel olarak da genişletilmesini planladıklarını söyledi.
Hatay’da Zanaatkar Çift, Ünlü Mozaikleri Ahşaba Yakma Tekniğiyle Yaşatıyor
Web sitemizi kullanarak, çerezleri kabul etmiş olursunuz. Çerezler, site deneyiminizi geliştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve trafiği analiz etmek amacıyla kullanılmaktadır. Daha fazla bilgi için lütfen Çerez Politikamız sayfasını ziyaret edin.