$%
€%
£%
7.018,57%-1,37
11.863,00%-1,24
47.305,00%-1,24
5.014,55%-1,24
%
02:00
İSTANBUL (AA) – Kış aylarında artış gösteren üst solunum yolu enfeksiyonlarının, yalnızca bağışıklık sistemiyle değil, ortam koşulları ve bulaş dinamikleriyle de yakından ilişkili olduğu bildirildi.
Medicana International İstanbul Hastanesi Kulak Burun Boğaz Hastalıkları Uzmanı **Cenk Evren****, üst solunum yolu enfeksiyonlarının büyük bölümünün viral kaynaklı olduğunu belirterek, “Boğaz ağrısı eşittir antibiyotik” anlayışının yanlış olduğunu vurguladı.
Hastaneden yapılan açıklamada, kış aylarında özellikle burun, boğaz ve sinüsleri etkileyen enfeksiyonların yaygınlaştığı belirtildi. Prof. Dr. Evren, CDC verilerine göre yetişkinlerin yılda ortalama 2-3 kez soğuk algınlığı geçirebildiğini aktardı.
Evren, kış aylarında havanın nem taşıma kapasitesinin düşmesi nedeniyle, solunumla ortama yayılan damlacıkların daha uzun süre havada asılı kaldığını ifade ederek, bunun virüslerin bulaşma riskini artırdığını söyledi.

Soğuk havalarda kapalı alanlarda daha fazla vakit geçirilmesinin ve yakın temasın artmasının, özellikle okul çağındaki çocuklarda enfeksiyon sıklığını yükselttiğine dikkati çekti.
Akut farenjitin genellikle boğaz ağrısı ve ateşle seyrettiğini belirten Evren, viral ve bakteriyel enfeksiyonların klinik olarak her zaman net ayırt edilemeyebileceğini vurguladı.
Evren, kesin tanı ve doğru tedavi için boğaz sürüntüsü testi yapılması gerektiğini belirterek şunları söyledi:
“Bakteriyel farenjit genellikle ani başlangıçlıdır, yüksek ateş ve şiddetli boğaz ağrısıyla seyreder. Öksürük ve burun akıntısı çoğunlukla görülmez. Viral farenjit ise daha yavaş başlar; öksürük, burun tıkanıklığı, kas ve eklem ağrıları tabloya eşlik edebilir.”
Antibiyotiklerin yalnızca bakteriyel enfeksiyonlarda etkili olduğunu ifade eden Evren, gereksiz antibiyotik kullanımının bağırsak florasını bozarak antibiyotik direncine yol açtığını ve bu tedavinin ancak akut bakteriyel sinüzit veya orta kulak iltihabı gibi durumlarda uygulanması gerektiğini belirtti.
Prof. Dr. Evren, enfeksiyonlardan korunmak için günlük yaşamda alınabilecek önlemlerin büyük önem taşıdığını vurgulayarak şu önerilerde bulundu:
“El hijyeninin sağlanması, öksürük ve hapşırık sırasında ağzın ve burnun kapatılması, hasta kişilerle yakın temastan kaçınılması ve kapalı alanlarda maske kullanımı bulaş riskini azaltır.”
Evren ayrıca, günde en az 2 litre su tüketilmesi, kapalı alanların düzenli havalandırılması, sigara dumanından uzak durulması, yeterli uyku ve dengeli beslenmenin bağışıklık sistemini desteklediğini kaydetti.
Eşit davranma borcuna uymayan işveren ayrımcılık tazminatı ödeyebilir
Web sitemizi kullanarak, çerezleri kabul etmiş olursunuz. Çerezler, site deneyiminizi geliştirmek, içerik ve reklamları kişiselleştirmek ve trafiği analiz etmek amacıyla kullanılmaktadır. Daha fazla bilgi için lütfen Çerez Politikamız sayfasını ziyaret edin.